|

Başkanı Olduğu
Hükümetler ve Görev Zamanları
|
|
Başlama
Tarihi |
Bitiş
Tarihi |
|
46.
Hükümet |
21.12.1987 |
09.11.1989 |
|
45.
Hükümet |
13.12.1983 |
21.12.1987 |
|
|
|
|
| |
|
Turgut Özal, banka memuru Mehmed Sıddık ve
ilkokul öğretmeni Hafize Hanım’ın çocukları olarak 13 ekim 1927’de
Malatya’da dünyaya geldi. Babasının görevi nedeniyle ilk ve orta
öğrenimini yurdun değişik yerlerinde tamamladı. Turgut daha dört yaşında
iken aile Bilecik’in Söğüt ilçesine taşındı. Burası, Anadolu Selçuklu
Sultanı Alaaddin’ Keykubat’ın Ertuğrul Bey’e yurtluk olarak verdiği, sonra
da Ertuğrul Bey’in oğlu Osman Bey’in Osmanlı Devleti’nin temelini attığı
yerdir. Yetiştiği bu çevre, Turgut Özal’ın kişiliğinin oluşumunda temel
rol oynayacaktır.
Özal öğrenim hayatına burada başladı. Daha sonra aile Silifke’ye taşındı.
Özal bu yıllarda ısrarla pilot olmayı arzu etmektedir. Fakat burada
geçirdiği bir kaza onun bu arzusuna ulaşmasına engel olacaktır. Bindiği
eşeğin üzerinden semer kaymış ve kolu hasar görmüştür. Bu, kolunun biraz
kısa kalmasına sebep olmuş ve böylece pilotluk hayalleri de suya düşmüştür.
Mehmed Sıddık Bey’in görevi nedeniyle aile sık sık il değiştirir. Nitekim
Özal bu arada orta okulu da Mardin’de bitirir. Ama Mardin’de lise yoktur.
Annesi Hafize Hanım, oğlunun ya Konya Lisesi’nde ya da Kabataş Lisesi’ni
okumasını arzu etmektedir. Her iki okul da paralıdır. Özal’ın paralı
yatılı okuması gerekmektedir. Böylece Özal, 25 lira daha ucuz olduğu için,
Kabataş’a değil, Konya Lisesi’ne verilir. Fakat bu arada ortanca oğul
Korkut da Ortaokulu bitirir. Ailenin her iki çocuğu da paralı yatılı
okutmaya gücü yetmemektedir. Aile buna da bir çözüm yolu bulur. İki kardeş
de dayıları Süleyman Doğan’ın Malatya’daki evlerine belli bir kira
karşılığında yerleştirilir. Yeğenleri Hüsnü de yanlarında kalacaktır.
Aile sonunda Kayseri’de tekrar buluştu. Özal liseyi Kayseri’de bitirir.
Turgut Özal girdiği üç fakültenin de imtihanlarını başarır. Fakat bunların
arasından İTÜ’nün Elektrik Mühendisliği’ni seçer. Burs almaya başlayınca
ailesine yük olmaktan kurtulur.
Özal’ın yokluklar arasında geçen bu tahsil hayatı, hayata atıldıktan sonra
hayır amaçlı çeşitli cemiyetlerde görev almasında da temel rol oynamıştır.
Devlet Planlama Teşkilatı’nda çalışırken, daireye uğrayan ihtiyaç sahibi
bir fakire verecek bir şey bulamayınca üzerindeki elbiseleri çıkarıp
vermesinde, zorluklar ve yoksulluklar arasında geçen hayatının rolü
büyüktür.
Üniversite yıllarında gençlik hareketlerinde de aktif rol alır. Talebe
Cemiyetinde yardım kolu başkanlığı yapar. Kardeşi Korkut’la birlikte,
“Anadolu’nun bağrından kopanlara İstanbul’u Tanıtma Kulübü’nü kurar.
1940’lı yılların o insan hak ve hürriyetleri açısından sıkıntılı
günlerinde, Mareşal Fevzi Çakmak’ın cenazesinin İslâmi usullere göre
gömülmesi ve vatandaşın omuzlarında taşınması konusunda aktif rol oynar.
Özal, 1950 yılında üniversiteden mezun oldu. Aynı yıl Ankara elektrik
İşleri Etüd İdaresi’nde mühendis olarak çalışmaya başladı. Bu arada
evlendi. Fakat bu evlilik kısa sürdü. 1952 yılında sona eren bu evlilikten
sonra, kendisinin de çalıştığı EİEİ’de daktilocu olarak görev yapan Semra
Hanım’la evlendi. Özal’ın bu evlilikten 3 çocuğu oldu.
Özal bu evlilikten hemen sonra mesleğinde ihtisas yapması amacıyla
Amerika’ya gönderilir. Dönüşünde Elektrik işleri Etüd İdaresi’nde Genel
Direktör Teknik Müşaviri olarak görev alır. 1958 yılında zamanın
hükümetince kurulan Planlama Komisyonu’nun sekreterye görevini de yapan
Özal, bu arada askerlik görevini de yapmak üzere 1959 yılında Ankara
Ordonat Okulu’nda yedek subay olur. Devlet Su İşleri Genel Müdürü Süleyman
Demirel de, usta asker Turgut Özal’ın yanında yedek subay öğrencisi olarak
gelir ve Özal ona hem komutanlık, hem de öğretmenlik yapar. 1960 yılındaki
askeri darbe sırasında Özal askerdir. Askerlik görevinin hemen ardından
elektrik İşleri Etüd İdaresi’ndeki görevine tekrar dönen Özal, Devlet
Planlama Teşkilatı’nın kuruluş çalışmalarına da katılır.
1965 seçimlerinden sonra Başbakan olan Süleyman Demirel’in yanında önce
danışmanı olarak görev alan Özal, daha sonra da 1967 yılında DPT
Müsteşarlığı’na getirildi. DPT’de sol planlamacılar ağırlıkta olmasına
rağmen, ısrarla planlamada özel girişime ağırlık verilmesi gerektiğini
savundu. 12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra DPT’daki görevinden ayrıldı
ve Amerika’ya gitti. Burada 1973 yılına kadar kalyan ve Dünya Bankası
Sanayi Dairesi’nde sanayi ve maden konularında özel danışmanlık görevi
yapan Özal, yurda dönüşünde özel sektörde bankacılık, demirçelik, otomotiv
sanayi, tekstil, gıda, döğme ve döküm alanlarında yönetici olarak çalıştı.
1977 Genel Seçimlerinde MSP’den İzmir Milletvekili adayı oldu ve seçimi az
bir farkla kaybetti. Daha sonra MESS’de Sendika Başkanı olarak görev yaptı.
Kasım 1979 yılında Süleyman Demirel Başkanlığında kurulan azınlık
hükümetiyle tekrar devlet memurluğuna dönen Özal’a, Başbakanlık Müsteşarı
ve DPT Müsteşar Vekilliği görevi verildi. Türk ekonomisinin
liberalleşmesini hedefleyen 24 Ocak kararlarının hazırlanmasında aktif
görev aldı.
12 Ocak 1980 askeri darbesinden sonra kurulan Bülend Ulusu Hükümeti’nde
ekonomik işlerden sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevine getirildi. 22 ay
kaldığı görevinden 14 Temmuz 1982 yılında istifa etti 20 Mayıs 1983’te
Anavatan Partisi’ni kuran Özal 12 Eylül sonrası yapılan ilk serbest genel
seçimlerde 6 Kasım 1983’de 211 milletvekili çıkararak toplam 400 kişiden
oluşan parlamentoda çoğunluğu sağladı ve iktidar oldu.
Milli Güvenli Konseyi, seçimin Milliyetçi Demokrasi Partisi tarafından
kazanılmasını ve Halkçı Parti’nin de ana muhalefet partisi olmasını arzu
ediyordu. Özal’ın seçimleri kazanması sürpriz oldu. Kenan Evren Hükümeti
kurma vazifesini Özal’a vermekte biraz tereddüt gösterdi ve Hükümeti de
ancak 13 Aralık 1983’te onayladı. Birinci Özal Hükümeti 24 Aralık’ta
güvenoyu aldı. İdari ve mali alanda devrim sayılacak kararlara imzasını
attı ve ilk yapılan yerel seçimlerde de ezici bir üstünlük sağladı. 1984
yılı Mart’ında yerel yönetimlerde de iktidar oldu.
13 Nisan 1985’te yapılan ilk büyük kongrede tekrar genel başkanlığa
seçilen Özal, 1987 yılında yapılan genel seçimlerde de 292 milletvekili
çıkararak TBMM’de çoğunluğu sağladı. İkinci Özal Hükümeti 21 Aralık 1987
de açıklandı ve bu hükümet Türkiye Cumhuriyeti’nin 47. Hükümeti oldu.
18 Haziran 1988’de yapılan Anavatan Partisi 2. Olağan Kongresi sırasında
Özal’a suikast girişiminde bulunuldu ve elinden yaralandı. Özal aynı gün
takrar oy birliğiyle genel başkanlığa seçildi.
31 Ekim 1989’de Kenan Evren’den boşalan Cumhurbaşkanlığı makamına seçildi
ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı olarak 9 Kasım 1989’da göreve
başladı.
Herkes Özal’ın laik bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak cuma namazına gidip
gitmeyeceğini merakla bekliyordu. Fakat o her zamanki gibi rahat ve
tabulara meyden okuyan tavrıyla Ankara Kocatepe Camii’ne gitti ve cuma
namazını kıldı. O gün Kocatepe’de izdiham yaşandı ve halk sevincinden
gözyaşlarına boğuldu.
Türkiye’nin bölgesinde etkin rol oynamısını isteyen Özal, Balkanlara ve
hemen peşinden Orta Asya’ya yaptığı o uzun ve yorucu seyahatlerden sonra
döndüğü o çok sevdiği vatanında, 17 Nisan 1993’te vefat etti.
Cumhurbaşkanı seçildiğinin ertesi günü sevinç gözyaşlarıyla kendisini
Kocatepe Camii’nde karşılayan halk, bu kez onu ayrılık gözyaşlarıyla aynı
yerden uğurladı.
“Öldükten sonra beni İstanbul’a defnedin, kıyamete kadar Fatih Sultan
Mehmed’in manevi ruhaniyeti altında bulunmak istiyorum” şeklindeki
vasiyetine uyularak Adnan Menderes’in de bulunduğu yere defnedildi.
Halen kabri, çok sayıda vatandaş tarafından ziyaret edilmektedir.
|
|